Antik Çağdan Osmanlı'ya Midilli (Mytilene) Kalesi ve Euripos Su Yolu
Giriş
Bugün Midilli'ye (Lesvos) gelen ziyaretçiler, feribottan indikten sonra birkaç dakika içinde şehir merkezine ve kaleye ulaşabilmektedir. İlk bakışta Midilli Kalesi, kıyıya bitişik sıradan bir yarımada kalesi gibi görünür. Ancak tarih, arkeoloji ve eski haritalar bambaşka bir hikâye anlatmaktadır.
Yaklaşık iki bin yıl boyunca Midilli Kalesi'nin bulunduğu bölge aslında gerçek anlamda bir "ada-kale" idi. Kale ile şehir merkezi arasında, kuzey ve güney limanlarını birbirine bağlayan bir deniz kanalı bulunuyordu. Bu kanal Yunanca kaynaklarda "Εύριπος – Euripos" olarak geçmektedir.
Bugün insanların yürüdüğü caddelerin ve alışveriş yaptığı bölgelerin altında, bir zamanlar deniz suyu akıyor, gemiler kalenin içinden geçerek iki liman arasında seyir yapıyordu.
Coğrafi Yapı
Midilli şehri, doğal olarak iki liman arasında kurulmuştur.
Kuzey Limanı
- Daha korunaklı ve derin suya sahipti.
- Ticari faaliyetlerin merkeziydi.
- Küçük ve orta boy ticaret gemileri tarafından kullanılıyordu.
- Bugünkü Epano Skala bölgesine karşılık gelir.
Güney Limanı
- Antik dönemde askeri liman özelliği taşıyordu.
- Trireme tipi savaş gemilerinin konuşlandığı alanlardan biriydi.
- Daha sonra Osmanlı döneminde de stratejik önemini korudu.
Bu iki limanı birbirine bağlayan doğal deniz geçidi:
EURIPOS KANALI
olarak bilinmektedir.
Euripos Kanalının Ölçüleri
Çeşitli Yunan arkeolojik çalışmaları ve akademik araştırmalar:
- Uzunluk: yaklaşık 650-700 metre
- Genişlik: yaklaşık 25-35 metre
- Derinlik: kesin olarak bilinmemekle birlikte küçük ve orta ölçekli gemilerin geçişine uygun
olduğunu göstermektedir.
Üç Gemi Yan Yana Geçebilir Miydi?
Yerel Midilli anlatılarında ve bazı turistik kaynaklarda:
"Üç gemi yan yana geçebiliyordu."
ifadesi kullanılmaktadır.
Birincil belgelerde bu cümle birebir bulunmasa da:
Antik savaş gemileri:
- Genişlik: yaklaşık 5-6 metre
Küçük ticaret gemileri:
- Genişlik: yaklaşık 4-5 metre
30 metre civarındaki bir su yolunda:
- 3 geminin yan yana geçmesi,
- hatta bazı bölümlerde 4 küçük geminin manevra yapması,
teknik olarak mümkündür.
Dolayısıyla bu anlatı tamamen efsane değildir ve kanal ölçüleriyle uyumludur.
Midilli Kalesi Aslında Bir Ada Idi
Euripos sayesinde kale bölgesi:
- Kuzeyde deniz,
- Güneyde deniz,
- Batıda Ege Denizi,
- Doğuda ise Euripos Kanalı
ile çevriliydi.
Bu nedenle bugünkü yarımada görünümü yanıltıcıdır.
Orta Çağ boyunca kale:
gerçek anlamda bir ADA-KALE idi.
Bu durum savunma açısından olağanüstü avantaj sağlamaktaydı.
Düşman:
- karadan yaklaşamaz,
- ağır kuşatma makinelerini kolay getiremez,
- yalnızca belirli geçiş noktalarından saldırabilirdi.
Köprüler
Arkeolojik çalışmalar ve eski gravürler, Euripos üzerinde köprüler bulunduğunu göstermektedir.
Bu köprüler:
- ahşap,
- taş ayaklı,
- gerektiğinde kaldırılabilir
yapılara sahipti.
Bazı araştırmacılar Roma döneminde mermer köprüler bulunduğunu da ileri sürmektedir.
Eski gravürlerde:
- su kanalının üzerinden geçen köprüler,
- köprü girişlerini koruyan kuleler,
- denize açılan savunma kapıları
açıkça görülmektedir.
Antik Midilli
Midilli, Antik Yunan'ın en önemli şehirlerinden biriydi.
Özellikle:
- Sappho
- Pittakos
- Theophrastos
gibi ünlü isimler burada yaşamıştır.
MÖ 7-6. yüzyıllarda Midilli:
- güçlü bir denizci kent,
- ticaret merkezi,
- kültürel başkent
haline gelmiştir.
Euripos Kanalı da bu denizcilik düzeninin önemli bir parçasıydı.
Roma Dönemi
Roma döneminde Midilli:
- ayrıcalıklı şehir statüsü kazandı,
- limanları büyüdü,
- ticaret gelişti.
Kanalın iki limanı birbirine bağlaması sayesinde:
- gemiler şehrin etrafını dolaşmak zorunda kalmıyor,
- ticaret daha hızlı gerçekleştiriliyordu.
Roma döneminde kanalın kıyılarında:
- rıhtımlar,
- depolar,
- tersane alanları
olduğu düşünülmektedir.
Bizans Dönemi
Bizans döneminde kale daha da önem kazandı.
Arap akınları ve korsan saldırıları nedeniyle:
- surlar yükseltildi,
- kuleler inşa edildi,
- geçişler kontrol altına alındı.
Euripos artık yalnızca ticaret yolu değil, aynı zamanda savunma unsuruydu.
Kanalın girişleri gerektiğinde zincirlerle kapatılabiliyordu.
1355 Yılı ve Gattilusio Dönemi
Midilli tarihinin dönüm noktası:
1355 yılıdır.
Bizans İmparatoru V. Ioannes Palaiologos:
Cenevizli asilzade Francesco Gattilusio'ya,
kız kardeşi Maria ile evlenmesi karşılığında Lesvos'u verdi.
Böylece:
1355-1462
arasında sürecek olan Gattilusio dönemi başladı.
Gattilusio Ailesinin Yaptıkları
Gattilusio ailesi:
- kaleyi genişletti,
- yeni surlar inşa etti,
- kuleleri güçlendirdi,
- deniz kapılarını yeniden düzenledi,
- limanları geliştirdi.
Midilli:
Ceneviz ticaret ağının Ege'deki en önemli üslerinden biri haline geldi.
İstanbul,
Sakız,
Foça,
Midilli
aynı ticaret zinciri içerisinde çalışıyordu.
Neden Bu Kadar Önemliydi?
Çünkü Midilli:
Anadolu kıyısına yalnızca yaklaşık 10 kilometre uzaklıktaydı.
Dikili kıyılarından bakıldığında ada açıkça görülebilmektedir.
Bu nedenle:
- ticaret,
- gümrük,
- askeri gözetleme,
- deniz kontrolü
açısından eşsiz bir konuma sahipti.
Osmanlı Fethi
Fatih Sultan Mehmed:
1462 yılında Midilli'yi fethetti.
Osmanlılar:
- kaleyi onardı,
- topçu sistemlerine uygun hale getirdi,
- yeni surlar yaptı,
- kışlalar inşa etti.
Osmanlı Belgelerinde Midilli
Tahrir defterleri ve Osmanlı arşivleri:
Midilli'nin:
- sancak merkezi,
- önemli garnizon,
- Ege deniz güvenliğinin ana noktalarından biri
olduğunu göstermektedir.
Osmanlı döneminde kalede:
- camiler,
- hamamlar,
- depolar,
- medreseler,
- çeşmeler,
- askerî yapılar
inşa edildi.
Midilli:
İzmir Körfezi'nin,
Çanakkale Boğazı'nın
ve Batı Anadolu kıyılarının güvenliğinde önemli rol oynadı.
Kanal Neden Kayboldu?
Yüzyıllar içerisinde:
- depremler,
- alüvyon taşınımı,
- doğal dolgu,
- insan eliyle yapılan doldurmalar
nedeniyle Euripos giderek sığlaştı.
- yüzyıldan itibaren dolma süreci başladı.
15-16. yüzyıllarda kanal büyük ölçüde işlevini kaybetti.
Daha sonra tamamen doldu.
Bugün:
kalenin ada özelliği ortadan kalkmış durumdadır.
Günümüzde Kanalın Geçtiği Yer
Araştırmalar eski Euripos'un yaklaşık olarak:
Epano Skala
↓
Ermou Caddesi
↓
Koumidia
↓
Güney Limanı
hattında bulunduğunu göstermektedir.
Başka bir ifadeyle:
Bugün Midilli'de yürüdüğümüz, alışveriş yaptığımız ve kafelerde oturduğumuz bölgelerin altında bir zamanlar deniz vardı.
Günümüz Ziyaretçisi İçin En Çarpıcı Gerçek
Dikili'den Midilli'ye gelen bir ziyaretçi:
farkında olmadan,
yaklaşık iki bin yıl önce gemilerin geçtiği bir su kanalının üzerinde yürümektedir.
Bugünkü Midilli Kalesi:
aslında bir zamanlar:
- etrafı sularla çevrili,
- köprülerle bağlanan,
- içinden gemilerin geçtiği,
- iki limanı kontrol eden,
gerçek bir ADA-KALE idi.
Belki de Ege'nin en büyük sırlarından biri budur.
Çünkü bugün Midilli'ye gelen insanların büyük çoğunluğu, şehrin merkezinde bir zamanlar denizin aktığını ve gemilerin kalenin içinden geçerek kuzey ve güney limanları arasında seyir yaptığını hiç bilmeden adadan ayrılmaktadır.