Midilli'de Zamana Direnen Bir Osmanlı Mirası
Midilli Adası'nın hareketli sokaklarında gezerken, çoğu ziyaretçinin fark etmeden önünden geçtiği bir yapı bulunuyor. İlk bakışta eski bir depo ya da sıradan bir dükkân gibi görünen bu bina, aslında Ege'nin iki yakasını birbirine bağlayan yüzlerce yıllık ortak tarihin sessiz tanıklarından biri. Bugün tarım malzemeleri satılan bir iş yeri olarak kullanılan bu yapı, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Yalı Camii'dir.
Midilli'nin kuzey limanında, Epano Skala olarak bilinen tarihi mahallede yer alan Yalı Camii; Osmanlı denizcilerinin, tüccarlarının, askerlerinin ve ada halkının günlük yaşamına tanıklık etmiş önemli bir kültür mirasıdır.
🕌 Fatih Sultan Mehmet'in Fethinden Günümüze
Midilli Adası 1462 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından fethedildiğinde, ada Osmanlı İmparatorluğu'nun Ege'deki en önemli merkezlerinden biri haline geldi. İstanbul, İzmir ve İskenderiye arasında gelişen ticaret yolları sayesinde Midilli kısa sürede büyük bir liman şehrine dönüştü.
Özellikle bugün Yalı Camii'nin bulunduğu Epano Skala bölgesi, Osmanlı döneminde şehrin ticaret merkezi ve Türk mahallesi olarak gelişti. O dönemde bölge adeta canlı bir Osmanlı yerleşimiydi ve şu yapıları barındırıyordu:
- Camiler ve Medreseler
- Tarihi Hamamlar
- Hanlar ve Çarşılar
- Hareketli Liman Tesisleri
Bugün turistlerin yürüyüş yaptığı sokaklarda bir zamanlar Osmanlı Türkçesi, Rumca ve farklı Akdeniz dilleri bir arada duyuluyordu.
🌊 Yalı Camii Neden Bu İsmi Taşıyor?
"Yalı" kelimesi Osmanlı Türkçesinde deniz kenarı anlamına gelir. Cami, Midilli'nin kuzey limanına ve sahil yoluna oldukça yakın bir noktada bulunduğu için halk arasında "Yalı Camii" adıyla anılmıştır. Denizden gelen gemilerin ilk gördüğü dini yapılardan biri olması nedeniyle adanın denizcilik tarihinde de önemli bir yere sahiptir.
Yunan kaynaklarında yapı şu isimlerle de anılmaktadır:
- Γιαλί Τζαμί (Yali Tzami)
- Deniz Camii
- Baloglu Camii
- Hasan Paşa Camii
🏛️ Bir Deprem, Bir Yeniden Doğuş ve Mimari İzler
Yunan araştırmacılar tarafından incelenen Osmanlı kitabeleri ve arşiv kayıtları, bölgede daha eski bir caminin bulunduğunu göstermektedir. Bugünkü yapının girişinde bulunan Osmanlıca kitabelerde; 1738 yılına ait eski bir yapıdan ve 1901–1902 yıllarında gerçekleştirilen yenilemeden bahsedilmektedir. Uzmanlar, günümüzde görülen yapının büyük ölçüde 1867 yılında Midilli'yi yıkan büyük deprem sonrasında yeniden inşa edildiğini düşünmektedir.
Yalı Camii'nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, yapımında kullanılan malzemelerdir. Yunan araştırmalarında yapıda; Ayvalık çevresinden getirilen taşlar, Sarımsak taşı ve Kuzey Ege tuğlaları kullanıldığı belirtilmektedir. Bu durum, Midilli ile Ayvalık-Dikili hattı arasındaki tarihi bağların mimariye kadar yansıdığını göstermektedir. Bugün cephede görülen sivri kemerli pencereler, taş köşeler ve Osmanlı mimarisine özgü simetrik yapı hâlâ seçilebilmektedir.
🕰️ Mübadele Sonrası Sessizlik ve Kayıp Bir Mahalle
1922 Küçük Asya Felaketi ve ardından gerçekleşen Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi, Midilli'nin demografik yapısını tamamen değiştirdi. Yüzyıllardır adada yaşayan Müslüman Türk nüfus Anadolu'ya göç etti.
Bunun sonucunda:
- Camiler boş kaldı ve vakıf gelirleri sona erdi.
- Birçok Osmanlı yapısı farklı amaçlarla kullanılmaya başlandı.
Yalı Camii de bu süreçten etkilendi. Önce mültecilerin geçici barınağı oldu. Daha sonra sırasıyla kasap dükkânı, depo, ticarethane ve bugün olduğu gibi tarım ürünleri mağazası olarak kullanılmaya başlandı. Günümüzde hâlâ özel mülkiyet statüsünde bulunmaktadır.
Yalı Camii'nin bulunduğu Epano Skala, Osmanlı döneminde Midilli'nin Türk mahallesiydi. Bugün bölgede yürürken Valide Camii, Yeni Camii, Osmanlı hamamları, eski Türk evleri ve tarihi çeşmeler gibi birçok iz görmek mümkündür. Ancak bunların büyük kısmı zaman içerisinde yok olmuş veya dönüştürülmüştür. Yalı Camii bu nedenle yalnızca bir bina değil, kaybolan bir mahallenin son tanıklarından biridir.
🕊️ Ortak Tarihin Sessiz Tanığı
Yalı Camii'nin hikâyesi yalnızca bir caminin hikâyesi değildir. Bu yapı; Osmanlı'nın Ege'deki yükselişini, Midilli'nin ticaret merkezi olduğu dönemleri, büyük depremi, mübadeleyi, Türk ve Yunan halklarının ortak geçmişini aynı duvarların içerisinde taşımaktadır.
Bugün önünden geçen çoğu ziyaretçi bunun farkında değildir. Ancak dikkatle bakıldığında, eski taşların arasında yalnızca bir yapı değil; Ege'nin iki yakasını birbirine bağlayan yüzlerce yıllık bir tarih görülebilir.
🌟 Midilli'ye Giderseniz Mutlaka Görün
Midilli geziniz sırasında yalnızca tavernaları, plajları ve dar sokakları değil; adanın çok kültürlü geçmişini de keşfetmeye çalışın. Yalı Camii, belki de Midilli'nin en az bilinen ancak en anlamlı tarihi yapılarından biridir.
Sessizdir. Gösterişli değildir. Fakat anlattığı hikâye, Ege'nin iki yakasının ortak hafızasında hâlâ yaşamaktadır. Bir gün Midilli'nin kuzey limanında yürürken bu eski binanın önünde durursanız, sadece bir dükkâna değil; yüzlerce yıllık bir tarihe baktığınızı hatırlayın.