Midilli’nin Simgesi Aziz Therapon Kilisesi Yenilendi
130 yıllık tarihi, mimarisi ve kapsamlı restorasyonun ayrıntıları
Midilli şehir merkezinin siluetini belirleyen en önemli yapılardan biri olan Aziz Therapon Kilisesi, uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden görkemli görünümüne kavuşuyor. Yaklaşık 1,45 milyon avroluk ana proje kapsamında kilisenin büyük merkezi kubbesi ile dört küçük kubbesi, çatı sistemi, elektrik altyapısı ve yıldırımdan korunma sistemi ele alındı. Ancak kilise papazının törende söylediği esprili cümle, yapılan işin gerçek sınavını tek cümlede özetledi: “Yağmur yağdığında içeri su girmezse teşekkür edeceğim.”
“Yağmur yağdığında içeri su girmezse teşekkür edeceğim.” |
Midilli’nin şehir siluetindeki en güçlü simgelerinden biri
Aziz Therapon Kilisesi, Midilli kent merkezinde limana ve tarihi Ermou Caddesi’ne yakın bir noktada bulunuyor. Yüksek merkezi kubbesi, dört küçük köşe kubbesi, kırmızımsı taş cepheleri ve anıtsal girişi sayesinde adaya denizden yaklaşırken fark edilen ilk yapılardan biri.
Kilise yalnızca dini bir yapı değil; 19. yüzyılın sonlarında Midilli Rum Ortodoks toplumunun ekonomik, kültürel ve mimari gelişimini yansıtan bir kent anıtı olarak kabul ediliyor. Bu nedenle Aziz Therapon, Midilli fotoğraflarında, kartpostallarında ve tanıtım görsellerinde en sık kullanılan yapılardan biri olmayı sürdürüyor.
Tarihi 17. yüzyıla uzanan kutsal alan
Bugünkü büyük kilise 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş olsa da, aynı bölgedeki dini ve sosyal faaliyetlerin geçmişi çok daha eskiye uzanıyor. Kaynaklara göre burada daha önce Aziz Therapon’a adanmış küçük bir şapel bulunuyordu. Şapel, dönemin hayır kurumu ve hastane işlevi gören yapısıyla bağlantılıydı.
Bu kurumla ilgili yazılı kayıtların 1692 yılına kadar uzandığı belirtiliyor. Dolayısıyla Aziz Therapon adı, bugünkü anıtsal kilisenin inşasından yaklaşık iki yüzyıl önce de bu bölgede hastalara, yoksullara ve bakıma ihtiyaç duyan kişilere hizmet veren bir dini merkezle ilişkilendiriliyordu.
Yaklaşık 130 yıllık bir mimari hikâye
Yeni Aziz Therapon Kilisesi’nin yapımına 19. yüzyılın sonlarında başlandı. Yapının yaklaşık 1900 yılında ibadete açıldığı, resmi kutsama töreninin ise 1935 yılında gerçekleştirildiği aktarılıyor.
Kilisenin mimarı, Midilli doğumlu Argyris Adalis’tir. Adalis’in Atina’da dönemin önde gelen mimarlık çevreleriyle çalışmış olması, yapının tasarımında açıkça hissedilir. Aziz Therapon’da Bizans kilise planı; neoklasik sütun düzenleri, Gotik dikey vurgu, Barok süsleme anlayışı ve yerel Midilli taş işçiliğiyle birleşir.
Beş kubbeli etkileyici mimari
Yapının en ayırt edici özelliği, büyük merkezi kubbe ile onu çevreleyen dört küçük kubbedir. Bu beş kubbeli kompozisyon, kiliseyi Midilli şehir siluetinde hemen tanınabilir hâle getirir.
Ön cephede mermer sütunlar, kabartmalar ve simetrik mimari düzen dikkat çeker. Dış cephede kullanılan kırmızımsı volkanik taşlar, yapıya Midilli’ye özgü güçlü bir karakter kazandırır. İç mekânda ise ahşap ikonostasis, dini resimler ve tarihi ikonalar öne çıkar. Kilisede 1651 tarihli Aziz Therapon ikonası ile önemli dini şahsiyetlere ait tarihî eserlerin bulunduğu belirtilmektedir.
Restorasyon neden gerekliydi?
Kilisenin en ciddi problemi uzun yıllardır kubbe ve çatılardan içeri giren yağmur suyuydu. Özellikle merkezi kubbedeki yalıtım ve kaplama sorunları, iç sıvaları, resimli yüzeyleri, ahşap elemanları ve elektrik tesisatını tehdit ediyordu.
Daha önce yapılan kısmi onarımlar sorunu geçici olarak azaltmış olsa da kalıcı bir çözüm üretilememişti. Tarihi yapının yoğun kent dokusu içinde bulunması, ağır ekipman ve vinç kullanımını da zorlaştırdığı için çalışmalar özel iskeleler ve yüksek irtifa uygulamalarıyla yürütüldü.
1,45 milyon avroluk restorasyon projesi
Ana restorasyon projesi için açıklanan bütçe yaklaşık 1,45 milyon avro oldu. Proje, Yunanistan Kültür Bakanlığı koordinasyonunda ve Avrupa Birliği’nin Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu desteğiyle yürütüldü.
Yunan kaynaklarında çatı ve cephe koruma çalışmalarına ilişkin farklı bütçe kalemleri de yer alıyor. Bu nedenle kamuoyuna yansıyan rakamlar, ana restorasyon paketi ile bağlantılı alt projelerin kapsamına göre değişebiliyor. En güvenli ifade, ana projenin 1,45 milyon avroluk bütçeyle başlatıldığı ve çatı, kubbe, cephe ve altyapı müdahalelerinin farklı çalışma paketleri hâlinde sürdürüldüğüdür.
Restorasyon kapsamında hangi çalışmalar yapıldı?
Restorasyonun en önemli aşaması kilisenin beş kubbesi ve çatı sistemiydi. Merkezi kubbe ile dört küçük kubbenin kaplamaları, su yalıtımı ve bağlantı noktaları yenilendi. Çatı yüzeylerinde yağmur suyunun yapıya girmesine neden olan açıklıklar ve bozulmuş bölümler onarıldı.
Ayrıca elektrik tesisatı tamamen yenilendi ve tarihi yapının güvenliğini artırmak amacıyla paratoner sistemi kuruldu. Pencere doğramaları, metal elemanlar ve cephelerdeki taş yüzeyler de koruma kapsamına alındı. Uygun olmayan eski tamir harçları temizlenirken taş derzleri özgün dokuya uyumlu malzemelerle yenilendi. Bitki oluşumları, biyolojik kirlenme, is ve metal oksit lekeleri azaltıldı.
Kuşların cephe ve dekoratif yüzeylerde oluşturduğu hasarı önlemek amacıyla bazı bölümlerde kuş önleyici ağ ve koruyucu sistemler de uygulandı.
Restorasyon tamamen bitti mi?
Temmuz 2026’da çatı, kubbe, doğrama ve elektrik uygulamalarının önemli bölümü resmen teslim edildi. Bununla birlikte resmi açıklamalarda dış cephe restorasyonu ve bazı tamamlayıcı koruma işlerinin devam ettiği belirtiliyor.
Bu nedenle “kilisenin restorasyonu tamamen sona erdi” demek yerine, “ana çatı ve kubbe restorasyonu tamamlandı, cephe ve tamamlayıcı çalışmalar sürüyor” ifadesi daha doğru ve teknik açıdan daha güvenilir olacaktır.
Papazın yağmur sözü neden bu kadar anlamlı?
Kilisenin papazının “Yağmur yağdığında içeri su girmezse teşekkür edeceğim” sözü, yalnızca esprili bir yorum değil. Restorasyonun temel amacı, yıllardır kubbelerden ve çatıdan içeri giren yağmur suyunu kalıcı olarak durdurmaktı.
Tarihi yapılarda bir çatı onarımının başarısı, açılış töreninde değil; ilk şiddetli yağmurlarda, mevsimsel sıcaklık değişimlerinde ve uzun süreli kullanımda anlaşılır. Bu nedenle söz konusu cümle, teknik uygulamanın gerçek performans kriterini son derece sade biçimde anlatıyor.
Midilli gezilerinde görülmesi gereken bir durak
Aziz Therapon Kilisesi, Midilli merkezinde yürüyerek kolayca ulaşılabilecek bir konumda bulunuyor. Liman çevresi, Ermou Caddesi, Yeni Cami, Çarşı Hamamı ve Midilli Kalesi ile birlikte planlanan bir şehir turunda mutlaka görülmesi gereken yapılardan biri.
Dış cephesinin mimari detayları, kubbelerin şehir manzarasına kattığı karakter ve iç mekândaki dini sanat eserleri, kiliseyi hem kültür gezginleri hem de fotoğraf meraklıları için özel bir durak hâline getiriyor. Restorasyon çalışmaları, bu önemli yapının gelecek kuşaklara daha güvenli ve özgün biçimde aktarılması açısından büyük önem taşıyor.
Kısa Bilgi: Aziz Therapon Kilisesi Restorasyonu
Konum | Midilli şehir merkezi, liman ve Ermou Caddesi yakınları |
Yapım dönemi | 19. yüzyıl sonu; yaklaşık 1900’de ibadete açıldı |
Mimar | Argyris Adalis |
Ana bütçe | Yaklaşık 1,45 milyon avro |
Başlıca işler | 5 kubbe, çatı, elektrik tesisatı, paratoner ve cephe koruması |
Güncel durum | Ana çatı ve kubbe çalışmaları tamamlandı; bazı cephe ve tamamlayıcı işler sürüyor |
Sık Sorulan Sorular
Aziz Therapon Kilisesi nerede?
Kilise, Midilli şehir merkezinde limana ve Ermou Caddesi’ne yakın bir konumdadır.
Aziz Therapon Kilisesi ne zaman yapıldı?
Bugünkü anıtsal yapı 19. yüzyılın sonlarında inşa edilmiş ve yaklaşık 1900 yılında ibadete açılmıştır.
Restorasyon bütçesi ne kadar?
Ana restorasyon projesi için açıklanan bütçe yaklaşık 1,45 milyon avrodur.
Restorasyonda neler yenilendi?
Büyük merkezi kubbe ile dört küçük kubbe, çatı sistemi, elektrik tesisatı ve paratoner sistemi yenilenmiş; cephe ve doğrama koruma çalışmaları yapılmıştır.
Restorasyon tamamen tamamlandı mı?
Ana çatı ve kubbe çalışmaları tamamlanmıştır. Resmi açıklamalara göre bazı cephe ve tamamlayıcı koruma uygulamaları devam etmektedir.
Sosyal Medya Paylaşım Özeti
Midilli’nin şehir siluetini belirleyen Aziz Therapon Kilisesi’nde büyük restorasyon aşaması tamamlandı. Yaklaşık 1,45 milyon avroluk proje kapsamında beş kubbe, çatı sistemi, elektrik tesisatı ve paratoner altyapısı yenilendi. Kilisenin papazının “Yağmur yağdığında içeri su girmezse teşekkür edeceğim” sözü ise restorasyonun gerçek sınavının ilk güçlü yağmurlarda verileceğini hatırlattı.
Kaynaklar ve Editoryal Not
- Yunanistan Kültür Bakanlığı – Aziz Therapon çatılarının restorasyonu ve teslim açıklamaları
- ERT News – Aziz Therapon’un 130 yıllık tarihi, mimarisi ve restorasyon süreci
- Emprosnet – Restorasyon projesinin başlangıcı, teknik kapsamı ve finansmanı
- Lesvos yerel basını – Su sızıntıları ve tamamlayıcı restorasyon sürecine ilişkin haberler