Prag'da Trdelník tatlısını yemeyi, Hallstatt'ta ise telefonunuzun hafızasını fotoğraflar için boşaltmayı unutmayın!" /> Prag'da Trdelník tatlısını yemeyi, Hallstatt'ta ise telefonunuzun hafızasını fotoğraflar için boşaltmayı unutmayın!" /> Prag'da Trdelník tatlısını yemeyi, Hallstatt'ta ise telefonunuzun hafızasını fotoğraflar için boşaltmayı unutmayın!" />
Bu turda sadece şehirleri değil, Avrupa'nın ruhunu keşfedeceksiniz. Bavyera Alpleri'nden Vistül Nehri'ne kadar uzanan, her durağı ayrı bir ikon olan o rota:
Küçük Bir Tavsiye: > Prag'da Trdelník tatlısını yemeyi, Hallstatt'ta ise telefonunuzun hafızasını fotoğraflar için boşaltmayı unutmayın!
Güne, gecenin sessizliğinde Adnan Menderes Havalimanı’nda başlıyoruz. Saat 02:00’da SunExpress kontuarında buluşarak bagaj ve pasaport işlemlerimizi tamamlıyoruz. 04:15’te havalanan uçağımızla, bulutların üzerinden geçerek yerel saatle 06:05’te Almanya’nın kalbi Münih’e iniş yapıyoruz.
Havalimanında bizi bekleyen özel otobüsümüzle buluştuktan sonra, güne enerjik bir başlangıç yapmak üzere keyifli bir kahvaltı molası veriyoruz. Ardından, tarih ve modernizmin kusursuz uyumunu sunan Münih turumuza başlıyoruz:
Şehir turumuzun ardından, yerel halkın ve gurmelerin uğrak noktası olan rengarenk Viktualienmarkt'te serbest zaman veriyoruz. Burada Bavyera lezzetlerinin tadına bakabilir, şehrin ritmini hissedebilirsiniz.
Öğleden sonra rotamızı sınırın öte yanına, Avusturya’nın incisi Salzburg’a çeviriyoruz. Alplerin eteğinde, adeta bir film platosunu andıran bu şehirde keşfedeceğimiz yerler arasında:
Göz kamaştıran renkli cephelerin ve tarih kokan sokakların tadını çıkardıktan sonra, günün yorgunluğunu atmak ve dinlenmek üzere otelimize yerleşiyoruz.
Not: Yol yorgunluğunu unutturacak kadar güzel manzaralar sizi bekliyor. Fotoğraf makinelerinizin pillerini doldurmayı unutmayın!
Otelimizde alacağımız keyifli bir kahvaltının ardından, dünyanın en çok fotoğraflanan noktalarından biri olan masalsı Hallstatt’a doğru yola çıkıyoruz.
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan bu eşsiz kasaba, Alplerin eteğinde kristal bir gölün kenarına inci gibi dizilmiş evleriyle sizi selamlıyor.
Hallstatt’ın huzurlu atmosferine veda edip, rotamızı Orta Avrupa’nın en görkemli başkentlerinden biri olan Budapeşte’ye çeviriyoruz. 1873 yılında Budin ve Peşte’nin birleşmesiyle doğan, 145 yıl Osmanlı izlerini taşıyan bu şehirde ilk durağımız:
Akşam arzu eden misafirlerimizle Budapeşte’nin en otantik mekanlarından birinde düzenlenen, geleneksel bir Çigan Gecesi’ne katılıyoruz.
Neler Var?
Keman seslerinin dans figürlerine karıştığı bu unutulmaz gecenin ardından konaklamak üzere otelimize geçiyoruz.
Otelimizdeki kahvaltının ardından, Macaristan’ın tarih kokan nehir boyu kasabalarına doğru yola çıkıyoruz. Bu turumuzda Tuna Nehri'nin kıvrımları boyunca unutulmaz manzaralara tanıklık edeceğiz.
İlk durağımız, Türk tarihinde de derin izler bırakan, stratejik önemiyle bilinen muazzam Estergon Kalesi.
Günün en renkli durağı ise Szentendre. Burası daracık labirent sokakları, minik sanat galerileri ve el işi atölyeleriyle ünlü tam bir "açık hava müzesi".
Gezimizin ardından Budapeşte’ye dönüyoruz ve akşamın büyüleyici atmosferine hazırlanmak üzere serbest zaman veriyoruz.
Budapeşte’nin neden "Avrupa’nın Işıklar Kraliçesi" olarak anıldığını anlamak için bu akşam muhteşem bir fırsatımız var!
Neler Sizi Bekliyor?
Bu rüya gibi tekne yolculuğunun ardından dinlenmek üzere otelimize geçiyoruz.
Sabah otelimizde yapacağımız kahvaltının ardından, Tuna Nehri’nin bir başka güzel kıyısına, Slovakya’nın masalsı başkenti Bratislava’ya doğru yola çıkıyoruz.
Küçük ama karakteri büyük olan bu şehirde, turun en keyifli yürüyüşlerinden birini gerçekleştireceğiz:
Bratislava’nın samimi sokaklarına veda edip, Avrupa’nın sanat, müzik ve aristokrasi merkezi Viyana’ya giriş yapıyoruz. Şehre varışımızla birlikte, her köşesi bir sanat eseri olan bu devasa açık hava müzesinde panoramik turumuza başlıyoruz:
Şehir turunun ardından rehberimizin yönlendirmeleriyle Viyana’nın tadını çıkarmanız için serbest zaman veriyoruz.
Küçük Bir Tavsiye: Serbest zamanınızda meşhur Viyana kahvecilerinden birine uğrayıp bir dilim Sachertorte veya Apfelstrudel eşliğinde bir Melange kahvesi içerek şehrin asil ruhunu iliklerinize kadar hissedebilirsiniz.
Günün sonunda, bu büyüleyici atmosferin etkisinden çıkmadan dinlenmek üzere otelimize yerleşiyoruz.
Güne, Viyana’nın imparatorluk ihtişamıyla veda ederek başlıyoruz. Kahvaltımızın ardından ilk durağımız, zarafetin simgesi:
Habsburg Hanedanı’nın yazlık rezidansı olan bu muazzam saray, sadece mimarisiyle değil, uçsuz bucaksız bahçeleriyle de sizi büyüleyecek.
Viyana’dan ayrılıp Çekya sınırına giriyor ve UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin en kıymetli mücevherlerinden biri olan Český Krumlov’a ulaşıyoruz.
Günün son ışıklarıyla birlikte "Bin Kuleli Şehir" Prag’a varıyoruz. Yürüyerek gerçekleştireceğimiz bu panoramik turda şehrin her taşına sinmiş sanat ve tarihi keşfedeceğiz:
Akşam arzu eden misafirlerimizle, Çek kültürünün neşesini ve misafirperverliğini yaşayacağımız Çek Gecesi’ne katılıyoruz.
Neler Var?
Bu keyifli gecenin ardından, Prag’ın mistik atmosferinde dinlenmek üzere otelimize yerleşiyoruz.
Otelimizde aldığımız kahvaltının ardından Prag’a veda ediyor ve Çekya’nın ikinci büyük kenti, genç ve dinamik enerjisiyle bilinen Brno’ya doğru hareket ediyoruz.
Varışımızla birlikte başlayan panoramik turumuzda, şehrin siluetini belirleyen iki devasa yapıyı keşfediyoruz:
Brno keşfimizi tamamladıktan sonra rotamızı kuzeye, Polonya’ya çeviriyoruz. Silezya bölgesinin merkezi Katoviçe üzerinden geçerek, kraliyet geçmişiyle büyüleyen masalsı Krakow’a ulaşıyoruz.
Varışımızın ardından, Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ dokusuna sahip bu özel şehirde panoramik turumuza başlıyoruz:
Turumuzun ardından, Polonya mutfağının seçkin lezzetlerini denemeniz veya şehrin ışıklandırılmış sokaklarında romantik bir yürüyüş yapmanız için serbest zaman veriyoruz.
Tavsiye: Akşam yemeğinde meşhur Polonya mantısı **"Pierogi"**yi denemeyi ve meydandaki ışıklandırmalar altında bir kahve molası vermeyi unutmayın.
Belirlenen saatte buluşarak, bu büyüleyici günün yorgunluğunu atmak üzere otelimize yerleşiyoruz.
Sabah otelimizde aldığımız kahvaltının ardından Krakow’un asalet dolu sokaklarına veda etmeden önce şehrin kalbine doğru son bir yolculuğa çıkıyoruz.
Şehrin koruyucusu ve Polonya kimliğinin simgesi olan Wawel Kalesi ilk durağımız.
Krakow’dan ayrıldıktan sonra rotamızı, insanlık tarihinin en hüzünlü ve sarsıcı sayfalarından birine, Auschwitz-Birkenau toplama kampına çeviriyoruz.
Sarsıcı ziyaretimizin ardından kuzeye, Polonya’nın modern ve tarihi yüzünü harmanlayan başkenti Varşova’ya doğru yola çıkıyoruz. Savaşta neredeyse tamamen yıkılan ancak büyük bir sadakatle aslına uygun olarak yeniden inşa edilen bu şehir, azmin ve yeniden doğuşun simgesi.
Günün sonunda, tarihin ve bugünün harmanlandığı bu etkileyici atmosferde dinlenmek üzere otelimize yerleşiyoruz.
Küçük Bir Not: Bugün hem kültürel bir ihtişama hem de hüzünlü bir tarihe tanıklık edeceksiniz. Duygusal derinliği yüksek bu günün ardından Varşova'nın modern yüzü size iyi gelecek.
Otelimizdeki son kahvaltının ardından, II. Dünya Savaşı’nın izlerini büyük bir sadakatle silen ve geçmişi bugüne taşıyan Varşova’yı keşfe çıkıyoruz.
Yürüyüş turumuza, şehrin asalet simgesi olan Kale Meydanı'ndan başlıyoruz.
Şehrin en prestijli caddesi Nowy Świat civarında vereceğimiz öğle yemeği ve alışveriş molasının ardından, Varşova’nın ruhunu dinlendiren Łazienki Parkı’na (Kraliyet Bahçeleri) konuk oluyoruz.
Dolu dolu geçen sekiz günün, biriktirilen eşsiz anıların ve kurulan dostlukların ardından havalimanına doğru yola çıkıyoruz.
Veda Vakti: Orta Avrupa’nın tozlu raflarından masalsı meydanlarına uzanan bu yolculukta bize eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz. Kalbinizde yeni rotaların heyecanı, bavulunuzda güzel anılarla dönmeniz dileğiyle...
Bu programda sadece ana şehirleri değil, Avrupa'nın en "masalsı" kasabalarını da keşfedeceksiniz.
Genellikle ek paket olarak sunulan birçok kalem bu turda fiyata dahil edilmiş, bu da bütçenizi yönetmenizi kolaylaştırır:
Bu programın en büyük avantajı, ekstra tur maliyetlerini minimuma indirmesi. Özellikle Hallstatt ve Cesky Krumlov gibi lokasyonlar genellikle turlarda ekstra ücretle satılırken, burada pakete dahil edilmesi büyük bir artı. Ayrıca Krakow ve Varşova'nın dahil olması, turu standart Orta Avrupa rotalarından bir adım öteye taşıyıp tam bir "Doğu-Merkez Avrupa" sentezine dönüştürüyor.
Not: Mesleki Sorumluluk Sigortası'nın dahil olması yasal bir güvence sağlar, ancak kişisel sağlık ve seyahat iptal sigortanızı ayrıca kontrol etmenizi öneririm.
Seyahatiniz süresince kişisel tercihlerinize ve yasal zorunluluklara bağlı olarak oluşabilecek ek masraflar şunlardır:
Turun keyfini artırmak isterseniz aşağıdaki etkinliklere katılabilirsiniz:
Güvenli bir yolculuk için sunulan iki farklı paket bulunmaktadır:
Önemli Not: Sigorta imkanlarından yararlanabilmek için rezervasyondaki tüm misafirlerin sigorta yaptırmış olması gerekmektedir.
Değerli misafirlerimiz, konforlu ve güvenli bir seyahat deneyimi yaşamanız adına lütfen aşağıdaki maddeleri dikkatle okuyunuz.
Önemli Hatırlatma: Tur programı ve web sitesindeki güncellemeler paket tur sözleşmesinin ayrılmaz bir parçasıdır. Tüm katılımcılar bu şartları kabul etmiş sayılır.
GÜVENTUR olarak şimdiden iyi yolculuklar dileriz!